Deprem Güçlendirme

deprem güçlendirme

DEPREM GÜÇLENDİRME VE AŞAMALARI

ONARIM VE DEPREM GÜÇLENDİRME

Hasarlı bir yapı elemanının en az projesinde ön görülen mukavemet düzeyine çıkarılması için onarılmasına onarım, ve yapının genel olarak beklenen olası bir depreme dayanıklı hale getirilmesi için mukavemetin ve taşıma kapasitesinin artırılmasına güçlendirme denilmektedir.

ONARIM VE DEPREM GÜÇLENDİRME İHTİYAÇLARI

  • Depremde veya herhangi bir afet anında hasar görmüş orta hasarlı yapılar,
  • Ekonomik ömrünün uzatılması istenen yapılar,
  • 1998 öncesi deprem yönetmeliğine göre yapılmış, oturma müsaadesi bulunan yapılarda tadilat taleplerinin karşılanması sırasında yapılan inceleme sonunda taşıyıcı sistemin depreme dayanıksız olduğu ortaya çıkan yapılar.
  • Kat ilavesi ve yükleri artıran tadilat işlemleri yapılan yapılar.
  • Yeni yapılmakta olan inşaatlarda çeşitli nedenlerle mukavemeti yetersiz olduğu tespit edilen yapılar.
  • 1998 öncesi projelendirilen ve inşaatı yarım kalmış yapılarda 4708 sayılı yasaya göre ruhsat yenilenmesi istenen yapılar.

DEPREM GÜÇLENDİRMEDE AMAÇ

İleride beklenen olası en şiddetli depremde can kaybına yol açmayacak bir dayanım düzeyi sağlamaktır. Yapılacak yapının mukavemet düzeyi önceden belirlenerek amaca uygun bir mukavemete erişmesinin sağlanması esas alınmalıdır. Bu nedenle, projelendirme sırasında deprem karşısında belli ilkelerin tespiti ve kabulü gerekir.
Bu ilkeler;

  • Küçük depremlerde yapıların hasar görmeden kurtulmaları.
  • Orta dereceli depremlerde taşıyıcı olmayan kısımlarda hasar görmesine müsaade edilmesine rağmen taşıyıcı sistemlerin hasar görmesine müsaade edilmemelidir.
  • Bölgede meydana gelebilecek büyük bir depremde yapının taşıyıcı ve taşıyıcı olmayan sistemlerinde önemli hasarların oluşmasına müsaade edilebilir. Ancak bu durumda bile yapının göçmemesi gerekir.
  • Büyük deprem sonucunda hiç hasar görmeyecek bir yapının yapılması ekonomik olarak mümkün görülmemektedir. Bu nedenle büyük bir deprem sırasında yapının göçmemesi ve can kaybının olmaması önemlidir.

DEPREM GÜÇLENDİRME PROJESİ İÇİN YAPILACAK ÖN ÇALIŞMALAR

Öncelikle herhangi bir yapının güçlendirme projesi yapılmasına ihtiyaç olup olmadığı hususunda çok ciddi ve hassas bir çalışma yapılarak karar verilmelidir.
Bunun için;

  • Yapının mimari ve betonarme projeleri ile zemin etüt raporu temin edilmelidir.
  • Onaylı projelere göre yapının geometrik boyutları, kat adedi ve kullanım amacı karşılaştırılarak kontrol edilmelidir.
  • Zemin koşuları değerlendirilerek gerekirse ek zemin araştırması yapılmalıdır.
  • Projede hesaba katılan zemin emniyet gerilmesi ile etüt sonucunda belirlenen zemin

 gerilmesi karşılaştırılarak kontrol edilmelidir.

  • Projeye aykırı ve fazla yapılan kısımlar detaylı bir şekilde rolövesi alınarak projeye işlenmesi gerekir.
  • Projeler bulunamıyorsa yapının tümü için mimari ve betonarme rolöveleri alınmalıdır.
  • Gözlemsel inceleme yapılarak yapının genel durumu, dönme olup olmadığı, taşıyıcı ve taşıyıcı olmayan elemanlarda çatlakları varsa belirlenerek , taşıyıcı elemanlarda beton ve çelikte korozyon olup olmadığı tespit edilerek rolöveye işlenmelidir. Tespit edilen her türlü olumsuz durumun fotoğrafları çekilmelidir.
  • Taşıyıcı elemanlarda, varsa bodrum kattan başlayarak bütün katlarda yeteri kadar noktada çekiç testi yapılmalı ve her katta minimum üç adet karot alınarak boşluklar hemen uygun malzeme ile doldurulmalıdır.

ZEMİN DURUMUNUN İNCELENMESİ

1998 deprem yönetmeliği öncesinde yapılan projelerde alınan zemin emniyet gerilmesi değerlerine dikkat edilmelidir. 1998-2000 deprem yönetmeliği esasları doğrultusunda yeni teknolojiler kullanılarak yapılan zemin incelemelerinde önemli farklar çıkmaktadır. Bu farklar çeşitli nedenlerle olabilir. 1998 öncesinde yapılan projelerde zemin emniyet gerilmelerini sadece o bölgenin zemin yapısına bakarak tahmini değerler kullanılırdı. Bazı önemli yapılarda tabla deneyi yada çok ender olarak sondajlı zemin etüt raporu yapılırdı. Genellikle zemin taşıma değerleri tahmini olarak verilen yapı projelerinde kullanılan zemin değerlerinin incelenmesi dahada önem kazanmaktadır. Zeminlerin gelişen tekniklerle daha gerçekçi bir şekilde incelenebilmesi ve gerçeğe çok yakın değerlerin saptanabilmesi nedeni ile eski projelerde öngörülen zemin değerleri ile yeni raporlar arasında çok önemli farklar bulunmaktadır. Örnek olarak projenin birinde zemin emniyet gerilmesi 20 ton/m2 öngörülmüş ve bu değere göre yapılmıştır. Ancak yeni yapılan jeolojik etüt ve zemin etüt raporuna göre bu binanın bulunduğu arsada zemin emniyet gerilmesi 0.87 kg/cm2 (8.7 ton/m2 )olarak tespit edilmiştir. Bu durumda yapı temelinde güçlendirme uygulanması kaçınılmaz bir zorunluluk haline gelmiştir.

YAPININ TAŞIYICI SİSTEMİNDE MEVCUT MALZEME ÖZELLİKLERİNİN BELİRLENMESİ
BETON:
Mevcut Betonun Basınç Dayanımı;

Yapının durumuna göre kolon-perde, kiriş ve döşemelerinden beton numuneleri (Karot) Bayındırlık ve İskan Bakanlığı tarafından yetkilendirilmiş özel laboratuarlar tarafından alınarak gerekli raporlar verilmelidir. Yapının mevcut betonla ilgili taşıma kapasitesinin gerçeğe daha yakın bir yaklaşımla tespit edilmesi için tahribatsız testlerle SHMİDT ÇEKİCİ okuması yapılmalı, konu ile ilgili standartlara uygun miktar ve şekilde sağlanan değerler laboratuar tarafından rapor edilmelidir. Karot ve çekiç raporları ilgili proje mühendisi tarafından değerlendirilerek yapının mevcut taşıyıcı sistemin beton mukavemeti hakkında yaklaşık bir fikir edinmiş olacaktır. Eskiden yapılmış bir yapının muhtelif noktalarından alınan numunelerin tüm yapıdaki betonu temsil edeceğini düşünmemiz mümkün değildir. Bu nedenle proje mühendisimiz beton hakkındaki görüşlerini deneyimlerine dayanarak değerlendirir ve betonla ilgili bir güvenlik katsayısı belirler. Ancak tabanca testi sonuçlarının bazen çok aldatıcı olduğu da gözden kaçırılmamalıdır. Karbonatlaşma düzeyi vb. özellikleri de göz önüne alınarak yüzey sertleşmesi oluşan betonda çekiç değerleri yüksek veya farklı çıkacağı düşünülmelidir. Alınan karot ve çekiç testi yerleri projede işlenerek aynı zamanda yerinde numaralandırılmalıdır. Elde edilen karot değerlerine göre Elastisite Modülü (TS 500 ün formülüne göre) hesaplanarak mevcut yapının kapasite hesaplarında kullanılacaktır.

DONATI:

Yapıda Kullanılan Donatı Durumunun Tespiti;

Projede öngörülen donatı tipi BÇ I (Düz) veya BÇ III a (Nervürlü Donatı) yerinde kullanılan donatı cinsinin tespiti ve donatı yerleri, çapları ile etriye aralıkları PROFOMETRE ile tespit edilerek renkli kalemlerle yerinde işaretlenip rolöve alarak işlenmelidir. Taşıyıcı sisteme zarar vermeyecek yerlerde ankraj boylarının tespiti ve korozyon probleminin olup olmadığının anlaşılabilmesi için pas payı fazla tahribat yapmadan kaldırılabilir. Bu tespitler yetkili laboratuarlar tarafından proje mühendisi veya yapı denetçisi mühendis ile yapı sahibi ile müştereken yapılmalıdır. Bu tespitler proje ile uygulama arasındaki farkı meydana çıkardığı gibi aynı zamanda yapı mukavemetinin (Taşıma Kapasitesinin) hesaplanmasında veri olarak kullanılmaktadır.

YAPIDA KOROZYON DURUMU:

Yüksek maliyetlerle elde edilen yapıların ekonomik ömrünü tamamlamadan maalesef korozyon illeti nedeni ile kısa sürede taşıma kapasitesini yitirmektedir.
Korozyon olayı;

a) Atmosferin (açık hava, yağmur, kar, don, güneş) etkileri

b) Önemli kimyasallardan etkilenmeleri

c) Deniz suyundan etkilenmeleri

d) Sülfat etkisi v.s.

Etkilerle yapıda beton ve donatılar korozyona uğramaktadır.
Korozyonun başlaması ile takriben 8 ile 10 yıl içinde bu elamanlar bütün taşıyıcı fonksiyonlarını yitirmektedirler. Korozyon etkisi tespit edilen yapılar kısa sürede uygun bir şekilde tamir edilmesi ve bu etkilerden korunması ile ilgili izolasyon işlemleri yapılmalıdır.

4

 

DEPREM GÜÇLENDİRME PROJELERİNİN BİLGİSAYAR POGRAM İLE ÇÖZÜLMESİ

İnceleme raporuna göre güçlendirme projelerinin yapılmasına karar verilmişse öncelikle mevcut yapının geometrik modeli oluşturulur. Yapı üzerinde yapılan inceleme sonucunda tespit edilen donatıları bütün elamanlar (kolon perde ve kirişler) için girilir. Laboratuar dan alınan beton karot değerlerine göre TSE 500 deki Formülle Elastisite modülü hesaplanarak ilgili kat ve elaman için (E2,E3,E4......) gibi girilir.

Bu takviye ve güçlendirme elamanlarının rijitlik dağılımı bakımından yapının dengesinin bozulmaması, yada dengesiz durumda ise dengeye getirilmesi yani yapının kat düzeyinde rijitlik merkezi ile ağırlık merkezi arasındaki her iki (x ve y ) doğrultuda da maksimum % 5' i geçmeyecek şekilde ayarlanmalıdır. Aynı zamanda yapının düşey rijitlik dengesinin de sağlanmasına dikkat edilmelidir

Yapılan hesap sonucunda kesitleri yetersiz olan elamanlar mantolama yapılarak takviye edilmelidir.Ancak kesitleri yetersiz olan kolon perde ve kirişleri mantolanarak takviye edilmesi yapının güçlendirilmesi için yeterli değildir.Esas olan yapının şiddetli deprem karşısında yeterli mukavemete erişmesini sağlamaktır.Bunun için x ve y doğrultusunda deprem tesirlerinin %70 ini alabilecek yeni perde ilave edilmesi en ideal çözüm olmaktadır. Eski yönetmeliklerde öngörülen minimum malzeme değerleri ve hatta bu değerlerden de daha düşük değerdeki malzeme ile inşa edilen bir yapının Yeni deprem yönetmeliğine uyarlanması için yukarıda bahsedildiği gibi güçlü perdelerin yapının uygun yerlerine yerleştirilmesi ve bu perdelerin mevcut yapı ile birlikte çalışmasını sağlamak gerekir. Sisteme yeni ilave edilen perdelerle yatay deplasmanlar önlenerek eski yapı elemanların deprem tesirlerinden korunması sağlanır. Güçlendirme projesinde yerleştirilecek olan perdeler için önerilen koşullar aşağıda maddeler halinde açıklanmıştır:

Perdeler olabildiğince birbirine benzer boyut ve rijitliklerde olmalıdır.

Yapının x ve y doğrultularında rijitlik merkezi ile ağırlık merkezi birbirine yakın olamalı ve olabildiğince yapının kenarlarına burulma yaratmayacak şekilde yerleştirilmelidir.

Perdelerin yapı yüksekliğince sürekli olmasına dikkat edilmelidir.

Güçlendirme perdelerinin kısa kenarı 200 mm. den daha büyük olmalıdır .

Binada bodurum varsa çok rijit perdelerle çepeçevre donatılması halinde temellere gelen etkiler bodurum perdeleri tarafından karşılanacaktır. Bodurum perdeleri ile ilgili R katsayısı 1.5 alınmalıdır.

Bodrumsuz yapıların zemin katında çevre duvarlarının olabildiğince perdeye dönüştürülmesi ile rijit bodurum gibi çalıştırılması yapı temel etkileşiminde çok önemli olmaktadır. Bu anlamda kalıp planında mimari projeyi de dikkate alarak uygun yerlere yeteri kadar perde ilave edilmesi ile bina modeli tekrar oluşturulmalıdır. Perde ve mantolama gibi yeni ilave edilecek elamanların yeni deprem yönetmeliğine göre boyutlandırılması malzemelerin buna göre seçilmesi gerekir.

Perdeler mutlaka mevcut çerçeve sistemi içinde oluşturulmalı mevcut kolon ve kirişlerin arasına alınmalıdır. Perdenin herhangi bir ucu kolona bağlanmıyorsa perde başlık kolonu oluşturulmalıdır.

Depremsiz olarak yani yalnızca düşey yüklere göre yapılan analiz sonucunda döşeme ve kirişlerde kesitlerin yetersiz olanları halinde takviye edilmeli; döşemelerde kalınlık en az 5 cm. artırılarak yeniden hesaplanmalı yeteri kadar donatı ilave edilerek ileride verilecek olan detaya uygun olarak betonla takviye edilmelidir. Karbon lif veya çelik ile takviye edilmesi seçeneği de düşünülebilir. Kesiti yetersiz kirişler de mantolanarak takviye edilmelidir. Ancak deprem hesaba katılarak yapılan analiz sonucunda kesit yetersizliği görülen döşeme ve kirişlerde mantolama yada takviye yapılmasına gerek yoktur. Deprem sırasında bazı kiriş uçlarında mafsal oluşacağı kabul edilebilir. Analiz sonrasında kesit yetersizliği tespit edilen kiriş uçlarında mafsal tanımlanarak yeniden analiz yapılması halinde kuvvet ve moment dağılımı buna göre oluşacağından perde ve mantoların taşıma kapasiteleri artırılarak yapının ayakta kalması için gerekli önlem alınmış olacaktır.

ONARIM DEPREM GÜÇLENDİRME PROJESİ ÇALIŞMALARI

Betonarme yapıların üretiminde düzensiz yapı planları teşkil edilmekte ya da malzeme ile ilgili işçilik hataları yapılmaktadır. Binalarda ortaya çıkan deprem kuvvetleri, yatay rijitliklerle karşılanması gereken dinamik bir etkidir. Depreme dayanıklı yapı yapmanın önemli aşamalarından birisi de, sürekli ve düzenli yerleştirilmiş aks ve perdelerin bulunduğu taşıyıcı sistemlerin oluşturulmasıdır. Deprem perdeleri, yapının yatay ötelenme rijitliğini artırır, depremin yol açtığı yatay ötelenme ve rölatif kat deplasman miktarını azaltır, deprem kuvvetlerinin büyük bir kısmını karşılayarak kolonlara etki eden yatay kesit tesirlerini azaltır. iyi tasarlanmış bir perde-çerçeve sisteminde deprem kuvvetleri, perde ve çerçeveler tarafından bir etkileşim içerisinde taşınırlar. Yapı malzeme özellikleri, hasarlar ve nedenleri, yerel zemin koşulları belirlendikten sonra ikinci aşama olan onarım ve güçlendirme projesinin hazırlanmasına geçilir. Bu aşamada, öncelikle hasar görmüş elemanların onarımı proje üzerinde gerçekleştirilir. Mevcut duruma ve hasar görmüş elemanların takviye haline göre sistem çözülür. Elde edilen statik sonuçlara göre, yetersiz kalan kesitler tespit edilir. Tüm sistemin güvenilirliğini sağlamak için, yetersiz elemanları da kapsayan güçlendirme sisteminin belirlenmesi çalışmaları yapılır. Mevcut yapı kullanım amacı, mimari özellikleri ve güçlendirme sisteminin yapılabilirliği ön plana çıkartılarak güçlendirme sistemi seçilmelidir. Güçlendirme sistemi seçiminde; yerel zemin koşulları, mevcut ve güçlendirmede kullanılacak olan malzeme özellikleri, yapı için süneklik katsayısı, kullanılan yapının yapı önem katsayısı, zemin özelliklerine bağlı periyotlar, zemin emniyet gerilmesi ve yatak katsayısı, yeni deprem yönetmeliği ile yürürlükte olan diğer yönetmelik kurallarına uygun olmalıdır.

ONARIM VE DEPREM GÜÇLENDİRME DETAYLARI

            Onarım ve güçlendirme duvar, kolon, kiriş ve döşemede ayrı ayrı yapılmalıdır. Her biri mümkün olduğunca  kullanılır duruma getirilmesi sağlanmalıdır.

KOLONUN GÜÇLENDİRİLMESİ
            Hasar görmüş bir kolonunu hasar etkilerini taşıyabilir duruma getirilmesi ve yatay yük taşıma kapasitesinin artırılması için kolonların güçlendirilmesi gerekebilir. Kolonun eğilme dayanımı kesit alanın büyütülmesi ile ve boyuna donatılar ilave edilerek sağlanır. Buna karşılık kesme kuvveti dayanımını ve  sürekliliğini enine sıkıştırmasıyla gerçekleştirilir. Kolonun taşıma gücünün artırılması  için yığın olarak kullanılan kolonun mantolanmasıdır. Mantolamada mevcut kolana beton kesiti ve donatı eklenir.
Kolonu güçlendirme yöntemleri:

  • Eski ve yeni betonu kaynaştırma yöntemi

Eski ve yeni betonu kaynaştırmak için betonda diş açılması yanında eski kolonun çekirdeğinin içinden geçen ciroz  etriyelerinden yararlanılır.

  • Donatının bağlanması ve ankrajı yöntemi

.Donatının birbirine bağlantısı çelik çubuklarla kolon donatılarına çelik levhalar birleştirerek rijit bağlantılarla yapılır. Mantolama işi yapılmıyorsa kolon boyuna donatıların uçlarına ankraj uygulanır.
c. Kolonlara kanat eklenerek güçlendirilmesi
Kolonun iki yanına kanat biçiminde perdeler eklenmesidir.

d. Kolonun boyutunu büyültmesiyle güçlendirme
Kolonun beton en kesiti genişletirken hem enine, hem de derinliğe kolon boyları büyütüleceği gibi yalnızca kirişin eni de genişletilebilir.

            e.Çelik levha ile güçlendirme
Hem alt tarafa hem de yan yüzlere çelik levha birlikte yapıştırılır.

KİRİŞİN DEPREM GÜÇLENDİRİLMESİ

Hasar gören veya dayanım ve rijitliği yeterli olmayan kirişler değişik şekilde onarılır ve güçlendirilir. Güçlendirme türü hasarın tümüne ve hasarın seviyesine (çatlama,beton,ezilmesi,donatı sıyrılması ve kopması) bağlı olarak değişir.Hafif çatlaklı kirişler veya çimento şerbeti enjeksiyonu ile onarabilir.Betonun ezilmesi veya donatının kopması gibi hasarın ağır olduğu durumlarda kirişlerin geçici olarak askıya alınması uygundur.

Kirişlerde güçlendirme yöntemleri:
            a.Eski ve yeni donatıyı birbirine bağlanmasıyla güçlendirme
Yeni konulan çekme donatısı ile eski donatının bağlanması V yada Z  bağlantısı denilen bir donatının eski yeni donatılara bağlanması ile yapılmaktadır.

             b.Ankrajla güçlendirme
Kirişin alt yüzüne ek olarak konulan boyuna donatı kolonda açılan delik içinde ankraj boyu kadar uzanır.

             c.Kirişleri etreyeyle güçlendirme
Yeni betondaki enine donatıya etreyeler yerleştirilir.Bu etreyeler kiriş üstünden bulonlar ile sıkıştırılır.

            d.Çelik levha ile güçlendirme
  Hem alt tarafa hemde yan yüzlere çelik levha ile birlikte yapıştırılır.

            e.Kirişin boyutunun büyütülmesiyle güçlendirme
 Kirişin beton en kesiti genişletirken hem enine hemde derinliğine kiriş boyları büyütüleceği gibi yalnızca kirişin eninede genişletebilir.

KİRİŞ-KOLON BİRLEŞİM BÖLGESİNİN DEPREM GÜÇLENDİRİLMESİ

Yapıların en fazla hasar gören kiriş kolon birleşim bölgeleri, taşıyıcı sistemin en çok zorlanan ve güçlendirmesi zor kısımları oluşturur. Birleşim bölgesinde kesit etkileri birbiriyle dengelenir. Hasarların yerel olması ve çatlaklar şeklinde görülmesi durumunda epoksi reçinesi enjekte edilmesi onarım için yeterli olabilir. Adenansı çözülmüş donatının tekrar oluşturması için de epoksi enjeksiyonu önerilir.

            Kiriş- kolon birleşim bölgesinde güçlendirme yöntemleri:

a- Çelik lamalar yapıştırarak ve sararak güçlendirme
Kesintilerin eğilme momenti, kapasiteleri artırırken sarılan lamalarla bu bölgede oluşturulan enine basınçla betonun dolayısıyla elemanların sünekliği artırılır.

b-Montolama ile güçlendirme
Montolama yoluyla bileşen elemanların bütünleşmesi sağlanmaktadır.

c-Çelik levha ve ön görülmeli bulanlarla güçlendirme
Çelik levhalar epoksi ile yapıştırılıp bunlarla bağlanır. Kuvvet aksının sağlanması için ek levhaların kiriş ve kolonla kaynaklanması gerekir.

DUVARLARIN GÜÇLENDİRİLMESİ

Hasar gören duvarların yıkılıp özenli bir biçimde daha üstün nitelikli ve mevcut duvarların malzemesine uygun bir malzeme ile yeniden yapılması en uygun yöntemdir.
Kırık tuğlalar murç ile kırılarak yerine aynı boyutta tuğla yerleştirilmelidir. Köşelerin ayrışması sonucu şakülden sapan duvarlar kesinlikle yeniden yapılmalıdır.

Duvarların güçlendirme yöntemleri:

a- Gergi çubukları ile güçlendirme
Eğer duvarda çok sayıda çatlak var ise bu yöntemle onarılabilir.

b-Bağ plakasıyla ile güçlendirme
Bu güçlendirme ile duvarın sürekliliği ve bütünlüğü yeniden sağlanacaktır.Bu yöntem az sayıda çatlak onarımı için uygundur.

c-Boşlukların doldurulması ile güçlendirme
Boşluklar düşük donatılı yerinde döküm düşük slamplı rötresiz  harç ile azaltılacaktır.

d-Duvarı betonla destekleyerek güçlendirme
Duvarlar donatılı shotcrete (püskürtme) betonu ile güçlendirme yapılır.

8

 

ŞEMENİN DEPREM GÜÇLENDİRMESİ

Döşemeler genel olarak düşey yükleri taşımak için projelendirilir.Yatay yük etkisinde bu yükleri düşey taşıyıcılara (kolon ve perde) iletecek dayanıma ve rijitliğe sahip olmaları arzu edilir.Hasarlar genellikle döşemenin büyük boşluk olan kısımlarında ve doğrudan perdeye mesnetlendiği yerlerde meydana gelir. Hasarın onarılması yanında, kalınlığı yeterli olmayan döşemenin kalınlığının artırılması veya eklenen yeni perde duvarıyla olan yük aktarımının sağlanması gerekir.
Yerel çatlak ve hasarlar epoksi reçinesi, çimento şerbeti veya püskürtme beton ile onara bilir. Özellikle betonun uzaklaşması ve kırılan veya burkulan donatının kesilerek kaynakla yeni donatının eklenmesi gerekir.Döşeme kalınlığının arıtılmasıyla kesitin eğilme rijitliği artırılır.Üsten yeni beton  tabakası ile kaynaştırılabileceği gibi alttan püskürtme beton uygulayarak döşemenin dayanımı artırılabilir.Yeni kısımlara uygun donatılarda  yerleştirilmelidir.Yeni donatını mevcut döşeme arasındaki kayma gerilmesinin akışını sağlamak için yüzeyin pürüzlendirilmesi yanında  donatı veya çelik profil parçalarında da faydalanılabilir.

TEMELİN DEPREM GÜÇLENDİRMESİ

Diğer yapı elemanlarına göre daha zor ve pahalı olan temel güçlendirme gereği iki ayrı biçimde ortaya çıkar. Birincisi temel boyutlarının gelen yükleri taşımada yetersiz olması diğeri ise yapıda büyük  deprem yükleriyle temelde hasar olması nedeniyle yeni temel yapılması yada mevcut temelin genişletilmesidir.Temelin güçlendirilmesinde eski ve yeni bölümlerin birlikte çalışması, eski elemandan yeni elemana yük aktarılmasının sağlanması istenmektedir.
Temelden üst yapıya aktarılacak tepkiyi eski temel vasıtasıyla iletebilmek için temel pabucu çevresinde ek dişler oluşturur. Mantolanarak en kesiti genişletilmiş temel yeterli olabilir. Bu iki tür temel güçlendirmesinde temel zemini ile üst yapı arasında aktırılmış biçimin değişeceğine ve bu nedenle en çok zorlanan kesitlerin farklı yerde oluşturacağına dikkat edilmelidir. Ayrıca iki beton yüzünden kayma gerilmeleri iletimi için dikiş çubukları veya beton yüzeyine epoksi uygulaması gerekli olabilir.

YIĞMA YAPILARIN GÜÇLENDİRİLMESİ

Bu tür yapılar yeterli mühendislik bilgisi olmadan, gelişi güzel bir biçimde inşa edildiğinden dolayı depremlerde hasar görerek ya da yıkılarak can ve mal kaybına sebep olmaktadırlar.
Bunlara örnek olarak 13 Mart 1992 tarihinde Erzincan’da meydana gelen 6,3 büyüklüğündeki bir depremde toplamı 8000 olmak üzere 6120’si tek katlı, 1700’ü çift katlı ve 180’i üç katlı donatısız yığma yapı ya ağır hasar görmüş ya da çökmüştür

Erzincan ve yöresi haricinde diğer kırsal kesimlerde de yığma yapıların yoğun olarak bulunduğu görülmektedir. Bu durumda neredeyse tamamı deprem kuşağında olan ülkemizde yığma yapıların da depreme dayanıklı olarak yapılmaları gereği ortaya çıkmaktadır. Bu amaçla yığma yapıların deprem davranışlarının incelenmesi ve hayata geçirilmesi önem taşımaktadır.

Yığma yapılar, taşıyıcı sistemi esas olarak doğal taşlar veya tuğla, briket gibi çeşitli malzemelerden yapılmış düşey duvarlardan oluşan yapılardır. Günümüzde betonarme yapılar en yaygın inşa edilen yapılar olarak görülse de, özellikle kırsal kesimlerde yığma türü yapıların yoğunluğu dikkat çekmektedir. Bunun başlıca sebeplerini diğer yapı türlerine oranla daha ekonomik olması ve yerel malzemelerle inşa edilebilmesi olarak sıralayabiliriz. Bu gibi sebeplerden dolayı yığma yapılar teknik destek alınmadan inşa edilmekte, yapımı sırasında önemli olabilecek hatalar yapılmakta ve dolayısıyla deprem gibi doğal afetler karşısında dayanımını hemen kaybedip ağır hasar görmekte veya yıkılmaktadırlar.

Tipik Yığma Yapı Hasarları

Depremden dolayı yığma yapıların bazı bölümlerinde hasarlar meydana gelmektedir. Bildirinin ilerleyen kısımlarında da belirtileceği gibi özellikle kapı ve pencere kenarlarında gerilmeler fazlalaştığından dolayı diyagonal çatlaklarla birlikte yığma yapılar çökme mekanizmalarına ulaşmaktadırlar. Aşağıdaki Şekil 1’de Kocaeli (1999) depreminde bu şekilde hasar görmüş bir yığma yapı görülmektedir.

9

 

Şekil 1. Yığma yapılarda tipik diyagonal çatlaklar

 

Deprem doğrultusuna dik yöndeki eğilmeye çalışan yığma duvarlarda köşelere yakın kısımlarda düşey çatlaklar meydana gelmektedir. Yukarıdaki Şekil 1’de bu tür çatlaklar da görülmektedir. Ayrıca çatı katında kullanılan kalkan duvarlarının da depremden hasar gören bölgelerin başında geldiği söylenebilir.
10

 

Şekil 2. Yığma yapılarda tipik diyagonal çatlaklar

 

30 YILLIK DENEYİM

TEKSTAR inşaat malzemeleri pazarlaması ve uygulamasının yanısıra, resmi ve özel sektörlerde konut ve  fabrika inşaatları  ile depreme karşı yapı onarım ve güçlendirmeleri konularında komple taahhütler gerçekleştirmektedir.

UZMANLIK ALANLARIMIZ

FRP ( Lifli Polimer )
FRP ( Lifli Polimer )
Enjeksiyon ve Ankraj
Enjeksiyon ve Ankraj
Yapısal Deprem Güçlendirme
Yapısal deprem Güçlendirme
Silo - HES - Tünel - Boru
Silo - HES - Tünel - Boru
Bina Taşıma - Sismik İzolasyon
Bina Taşıma - Sismik İzolasyon
Temel Takviye
Temel Takviye
Sahada Test ve Deneyler
Sahada Test ve Deneyler

İstanbul Adres

Yalnız Selvi Caddesi No:6
Mesa 2011 Sitesi, C5 Blok Daire:5
Çengelköy / İstanbul

Tel/Fax: 0216 680 37 74
Cep: 0532 276 70 16
E-mail: tekstar@tekstar.com.tr

Ankara Adres

Alınteri Bulvarı
Ostim İş Merkezleri C Blok No: 29/E
Ostim / ANKARA

Tel: 0312 385 82 55
Fax: 0312 385 82 57
Cep: 0532 276 70 16
E-mail: tekstar@tekstar.com.tr

Dil Seçimi

trenfrdeelitfaptrues
© Tekstar | Tüm Hakları Saklıdır

Dil Seçimi